
Ve işte o vakit geldi çattı... Her türk erkeğinin yapması gereken vatani görev beni tam 1 ay sonra hizmete çağırıyor. Bu ayın 15'inde çalıştığım şirketten ayrılıyorum ve geri kalan zamanda askerlik için gerekli olan evrakların koşuşturması için değerlendirmek istiyorum. Bir yandan çalışıp bir yandan da bu işlerle koşuşturmak gerçekten zor... Aynı zamanda çalıştığım şirketin dışında kendi adıma üstlendiğim freelance projeler de mevcuttu. Sonuçta maaşlı çalıştığım için sabah 9 aksam 6 arasındaki vaktimi şirketteki işlerime ayırmak zorundayım. O saatten sonra eve gidince de yemeği olsun birazcık dinlenmesi olsun derken freelance projelere ayırdığım vakit bir hayli azalıyor. Dolayısı ile teslim süreleri gecikiyor. Projelerdeki bu gecikmeyi telafi etmek için de cumartesi pazarlarımı tam gün olarak bu işlere ayırmak zorunda kalıyordum.
Ayın 15'inde şirketten ayrıldıktan sonra kısmet olursa bu vakit içerisinde bu projeleri de bitirip askere öyle gitmeyi planlıyorum. İnsanları yarı yolda bırakmak olmaz, işleri yarım bırakıp askere gitmek hiç ama hiç hoş olmaz takdir edersiniz ki.
Bu kısıtlı zamanda askere gitmeden önce normal şartlarda bu 15 günü kafa dinlemek, dinlenmek, gezmek, tozmak, stress atmak için kullanmam gerekirdi. En azından gönül öyle isterdi. Ancak askerden önce bitirmem gereken bu kadar iş varken bu saydıklarımın hiçbirini yapabileceğimi sanmıyorum. Bu kadar yoğunluğun ardından askere gitmek benim için saki tatil gibi birşey olacak sanırım :)
Lisans mezunu olduğum için kısmet olursa kısa dönem askerlik yapmak istiyorum. Nisan'ın 1-2 ya da 3'ünde yedek subay sınavına gireceğim. Birçok kişinin tavsiyesi sınava son gün girmek, çünkü genelde ilk 1-2gün yapılan sınavlarda TSK işine yarayacağı adamları seçip uzun dönem maaşlı olarak askere alıyor, 3. gün ise genelde kadrolar dolmuş oluyor. Kısa dönem çıkma ihtimali yükseliyor.
Şuanda üniversite okumakta olup da bu blogu takip eden erkek öğrencilere seslenmek istiyorum. Siz siz olun ve okuldan mezun olur olmaz askere gidin ve gelin. Ben askerlikten kaçmadım, okuldan mezun olur olmaz askerlik için başvurdum ancak yer kalmadığını söylediler muayene felan oldum ve bana 14 ay sonrasına gün verdiler. Dilersem erken sevk dilekçesi doldurup daha erken bir evrede askere alınmamı sağlayabilceklerini söylediklerinde aklıma yattı ve dilekçe formunu alıp doldurmak üzere eve gittim, hem biraz da düşünmek için fırsatım olurdu.
Ertesi gün dilekçeyi doldurmaya karar verdiğimde öğrencilik dönemimde staj yaptığım firmadan bana teklif geldi, bir proje olduğunu ve proje için adama ihtiyacları olduğunu söylediler. Staj yaptığım şirketi çok sevmiştim, ortamı güzel, çalışanlar arkadaş canlısı, sıcak bir ortamı var. Dilekçeyi boşverdim ve görüşmeye gittim, kendilerine 13 ay sonra askere gideceğimi söyledim, sorun olmayacağını söylediler ve işe başladım.
İş işteyken bulunurmuş derler ya, çalışmaya başladığım anda freelance işler de yağmaya başladı, bir de onlara atılınca iş dünyasının içine balıklama dalmış oldum. Ve belli bir düzen oturttum ki yaptığım en büyük hata buydu, Şimdi 10'a yakın müşterim var, projeleriyle düzenli olarak ilgilenilmesi gerekiyor, hosting müşterilerim var, ki benden hizmet almalarının sebebi en ufak bir sorunda cep telefonumdan bana ulaşıp sorunlarını çözdürebilmeleri.
Tüm bu düzen, müşteriler edinildikten sonra kalkıp askere gitmek gerçekten insanı çok strese sokuyor. Ve hani bir plan program yapmak isteseniz onu da yapamıyorsunuz, çünkü şu vakitte kısa dönem mi uzun dönem mi bile gideceğinizi bilemiyorsunuz, ileriyi kesinlikle göremiyorsunuz bu da insanı mahfediyor.
Ben planlarımı kısa dönem üzerine yapmayı yeğliyorum :( en azından gönlümden geçen o. Uzun dönemi düşünmek bile istemiyorum.
Hele bir de askerden sonrasını hiç düşünmek istemiyorum, düşündükçe moralim bozuluyor. acaba geldiğimde tüm müşterilerimi kaybetmiş mi olacağım ? döndüğümde acaba aynı şirkette çalışmaya devam edebilecekmiyim ? Geçimimi nasıl sağlıyacağım vs. bir sürü soru geliyor insanın aklına.
Kısa dönem çıkarsa şayet, en azından iklim şartları açısından çok zorlanmayacağım, Nisan da gidip Eylül'de döneceğim. Kar kış kıyamet pek görmeyeceğim. eee görmeyecen ama bu sefer de sıcaktan kavrulacan diyenleriniz olacaktır, haklısınız! ancak soğuktan donmaktansa sıcakta kavrulmayı tercih ederim :)