by eMRe
17. Temmuz 2011 08:22
1.5 ay önce Böcük Mobil'imin ateşleme sistemini felan sıfırladım. O sırada benzin filtreleri de taktık. Bir tanesi benzin deposunun çıkışına, diğeri de benzin otomatiğinin girişine takıldı. Bir gün yolda giderken motor birden tekmeleye basladı. Gaz yemez oldu. 2000 devri gecemez oldum. Gaza bastıkça devir düşer oldu.
Genelde bu sıkıntıyı verdiğinde karburatorun memesi pislikten tıkanmış olurdu. Hemen sökerdim temizlerdim ve yoluma devam ederdim. Sahilde bir çay bahçesine çektim arabayı. Söktüm karburatorun memesini ancak tertemiz çıktı.. Zaten benzin otomatiğinin ordaki benzin filtresi de tertemiz. Dedim herhalde yine ateşleme sisteminde bir sorun var. Ustaya götürecez artık.
Sonra çay bahçesinden çıktım (idealtepe) ve maltepeye doğru gideyim ordan döneyim belki kendine gelir dedim.. Motora o kadar az benzin gidiyor ki 20km hızı geçemiyorum. Maltepeden döndüm, küçükyalı alt geçite girmek üzereydim ki, orada polis çevirme yapıyor. Ben tabi motor stop etmesin diye sürekli ara gaz veriyorum. Polis önce bana "geç geç" işareti yaptı, ara gazı vererek geçerken birden karar değiştirdi ve çek kenara dedi.. El freniyle durdum ve ara gaz vermeye devam ediyorum. Polis geldi yanıma, değişik bir tavırla "durdun işte daha ne gaza basıyon !" dedi :) Dostum dedim, araba arızalı, dörtlüler yanıyor görmüyormusun ? ayağımı gazdan çekersem stop edecek sonra itmek zorunda kalacaz dedim. Hem dedim sen beni tanımıyormusun :P (maltepe emniyetteki polislerin çoğuyla oturup çay içmişliğim var arabayı tanırlar genelde).. Yok dedi nerden tanıycam o kadar meşhurmusun sen dedi. Ver dedi kimliğini de görelim ne kadar meşhursun :) Verdim kimliği çektiler gbt yi sonra yoluma devam etmeye basladım derken egsozdan paaaaaat diye bir ses geldi ve araba kendine geldi canavar gibi oldu :P
Demekki bir yerlerde bi pislik birikmiş motor iyice sıkışınca pisliği atı verdi egsozdan patlayarak çıktı. Ama ne olur ne olmaz ben yine ertesi gün ustaya goturdum. Benin deposunun çıkışında ki benzin filtresini bir söktük işte buyrun sonuç :

Filtrenin içinden taş, saç, iplik, pas artıkları ne ararsanız çıktı :) Haliyle hemen değiştirdik filtreyi. Arkasından depoyu temizledik. Ki depo zaten temiz çıktı, demekki tüm pisliği zaten filtre toplamış. Ondan sonra arabanın benzin hortumlarına basınclı hava bastık boruların içinde pislik kaldıysa onları da atsın diye. Arkasından benzin otomatiği platin ve meksefeyi de değiştirdik. Şuan çok şükür sorunsuz bir hale gelmiş oldu tekrardan.
Ancak asıl sorunu farketmeden önce usta karburatorun haznesiyle ilgili bir kaç ayar yapmıştı ki, Geçen gün izmite gidip geldim 100-110tl lik yakıt yaktım. Arabanın benzin sarfiyati oldukça arttı. Tekrar bir götürüp baktırmak icab edecek gibime geliyor.
by eMRe
1. Şubat 2011 02:23
Merhabalar, en son aldığım kırmızı vosvos, ben almadan önce bayağı uzun süredir yatıyormuş. Sahibi de işinden gücüncen dolayı adam gibi binemediği için de satmaya karar vermiş.
Vosvosu alıp istanbula getirdiğimizde, ilk başta karburatorlerini temizlettik. Ancak sabit hızda giderken bir tekleme yapıyordu ara ara.. Acaba nerden yapar nerden yapar dedik. Karburatorler hava mı alıyor acaba dedik ? Manifoldun contalarını karburatorlerin contalarını değiştirdik. Problem gitmedi. Sonra bujileri değiştirdik problem yine gitmedi..
En sonunda şans eseri buji kablolarının içine bir baktık ki ne haldeymiş.. buyrun resmi..Fazlası...
by eMRe
11. Ocak 2011 03:25
Merhabalar, bu aralar hem işlerimle hem de arabayla uğraşmaktan çok fazla yazma imkanı bulamıyorum. O yüzden affınıza sığınıyorum. Daha önce blogumda hiç bahsetmemiştim, belki de nazar değmesin diye bahsetmek istememiş olabilirim ancak 9 aydır peşinden koştuğum pazarlık yaptığım bir vosvos vardı izmirde !
Sonunda kendisini satın alma şerefine nail olabildim. Vosvos hayranları bu arabayı çok sevmezler, "mahfetmişler vosvosu" derler genelde. Ancak vosvos hastası olmayıp da araba gözüyle bakanların ilgisini bir hayli çekiyor. Şimdiye kadar araba hakkında "eh fena değil" diyen olmadı. Ya "çok çirkin" ya da "çok güzel" şeklinde yorumlar geldi :) Ortası çıkmadı daha..
Aracın eski sahibiyle bayağıdır bir görüşmüşlüğümüz var, arabaya neler yapılmış neler yapılmamış herşeyi en ince detayına kadar öğrendim 9 ay içerisinde. Yapım süreci 2 yılı bulmuş bu aracın. Kupanın şekli değiştirildiği için, makina muhendisleri odasından proje onaylatılıp, TSE'ye götürülmesi gerekmiş. Ondan sonra ancak muayeneye girebilmiş. Aracın motoru sıfırdan toplanmış, çift karburatorlu hale getirilmiş. O zamanın şartlarında sadece VW Variant karburatorleri bulabilmişler 2 tane. Ve onları kullanmışlar.
Eminim merakla bekliyorsunuzdur, işte arabanın daha bu yazıyı yazdığım günü çekilmiş 2 adet fotoğrafı. İçi de şahane ancak iç fotoğrafını henüz çekemedim :)

Ve bu da arkadan görüntüsü..

Arabada 17inç jantlar, ve 205 lik lastikler kullanılmış. Normal vosvoslara göre yere bayağı bir yakın, tavanı da 10cm daha alçak. HOT ROD denilen tarzda yapılmış bir araba. Bu şekilde dünyada 1 eşi daha yok. 1-2 tane benzer var, arka yapısı benziyor, ancak tavanı alçak tavan değil o yuzden hot rod diyemiyoruz.
by eMRe
14. Kasım 2010 12:24

Sabah sıcacık yatağımda yatıyorum.. Sabah saat 10 olmuş, telefonum ısrarla çalıyor, açıp konuşmak istemiyorum, o kadar uykuluyum. Sessize alıyorum uyumaya devam.. Israrla yeniden çalıyor, ısrarla sessize alıyorum.. Arkasından bir de mesaj geldi.. Baktım arkadaş mesaj atmış bizim evin oradaymış arabasının aküsü bitmiş çalıştırmak için benden yardım istiyor. Kendisine beni bu saatte yataktan kaldırmanın ona biraz pahalıya patlayacağını söyledim.. Önce kahvaltı ısmarlaması gerekiyordu ki iş yapabileyim değil mi :) ?
Neyse giyindim, uykulu uykulu evden çıktım. Bizim burdaki yavuz pastanesinde bir kahvaltı ettik. Sonra aldım benim vosvosu gittik arkadasın arabasının oraya.. Araba da bir fiat palio 1.4 benzinli. Yerinde boş boş durmaktan aküsü bitmiş olsa gerek. Zaten benim vosvosun bagajı yol yardım araçlarını aratmaz, bijon takımından aktarma kablosuna kadar her daim bulunur :)
Hemen aktarmayı yaptık arkadaşın arabasını çalıştırdık. Sonra ben vosvosumu eve bıraktım, arkadasın aküsü dolsun diye bir de sahil turu yaptık sabah sabah hava aldım iyi geldi :) Alper'cim selamlar, saygılar, sevgiler :) Vosvosumun kurtardığı ilk kişi olma ünvanına sahipsin bu saatten sonra, hayırlı olsun :)
by eMRe
2. Kasım 2010 02:23
Vosvos diyoruz, kaplumbağaya benzetiyoruz, kimi ülkelerdede böceğe benzetiyorlar. Sonuçta öyle yada böyle her ülke her millet bu araca özel bir isim koymuş, biz vosvos diyoruz, Almanlar Kafer diyor, Meksikalılar da Vocho diyorlar :)
Benim tanıştığım vosvosçular hep genelde orjinalci tipler, araçlarında hep orjinal klasik parçalar kullanıyorlar. Ve orjinalliğini bozmayı asla istemiyorlar. Ben onlarla aynı zevkte değilim. Bir vosvos modifiye edilebilir. Daha spor daha göz alıcı bir hale getirilebilir. Bu şekilde vosvosun ruhunu bozmuş olmayız bence aksine renklendirmiş oluruz. Meksikalılar da bu işi çok iyi yapıyorlar. Vosvos'un üretimi 2003 yılına kadar meksikada yapıldığı için eminim oralarda vosvos için parçalar işçilik buradakinden çok çok daha ucuzdur ve imkanlar daha fazladır. O yüzden de adamların arabaları çok felaket oluyor :) Meksikada yapılan bir vosvos konvoyundan görüntülerle başbaşa bırakıyorum sizi.. Bakalım sizlerde benle aynı fikirde olacak mısınız ?