by eMRe
10. Kasım 2009 10:18

Anlatacağım olay geçen Cuma günü başıma geldi ancak yazmaya ancak fırsat bulabildim. Konu ile ilgili yorumlarınızı ve sizinde başınızdan benzer şeyler geçtiyse paylaşmanızı rica ediyorum.
İş yerim İstanbul/Bostancı'da bulunuyor. Gayet şehrin merkezinde bir yer. Şirket binasının hemen yanında dar bir sokak var ve genelde arabalarımızı oraya parkederiz. Çoğu zaman da binaya yakın olan park yerleri sabahın köründe dolmuş olur ve 100-150metre uzağa parketmek zorunda kalırız. Önemli bir işim olduğu için şirketten 1 saat erken çıkmak durumunda kaldım. Şirketten çıkarken stajyerimiz de bana eşlik etti. Arabaya doğru yürürken stajyer arkadaşın yolu ters istikamette olduğu için yolun başında durduk bir iki muhabbet ettik ben o sırada bir sigara tellendirdim. Sigaramın yarısına gelmiştim ki yanımızda bir ekip otosu durdu. Ve işte olaylar cereyan etmeye başladı...

Hava soğuk ve biraz da üşütmüş olduğum için üzerimde siyah kapşonlu vardı, kapşonumu da takmışım. Elimde laptop çantası diğer elimde sigara. Yanımızda duran ekip otosunun şoförü imalı bir ses tonuyla "Selamlaaaar" dedi. Bende aynı ses tonuyla "selamlar" diyerek cevap verdim. Akşamın daha beşinde, iş çıkış saatinde kalkmış "hayırdır napıonuz bakiim burda" diye soruyor. "Hiiç işten çıktık öyle muhabbet ediyoruz" diyince. Kımıldamayın bekleyin dediler ve ekip otosunu az ileri parkedip arabadan indiler yanımıza geldiler.
Diğer arkadaşa "Hayırdır, bizi gördün bembeyaz oldun, ne iş ?" şeklinde garip garip laflar ediyorlar. Bana yaşımı sordular ki bana yaşımı soran polis büyük ihtimal benden yaş olarak küçüktü ancak tipimden dolayı yaşımı belli etmediğim için yaşımı söylediğimde inanmadı kimlik istedi. Kimliği verdik. Bu sefer de bana ne iş yapıon bakiiim diye sordu. Yazılım uzmanıyım dedim. "Waay ahmet, yazılım uzmanıymış lan BU, bizim bilgisayarı getirsek BUNA yapabilirmi dersin?" gibi konuşmalar geçiyor aralarında. Adamlar belli ki inanmıyor bana. Gel seni bir arayalım o zaman biz diyerek direkt olarak elini kapşonlumun fermuarına attı ve açmaya başladı. Çok huylandım. En azından bana o muameleyi yapan polisin ismini öğrenebilme arzusuyla "bende sizin kimliğinizi görebilirmiyim ?" dedim. ( İstanbul emniyet müdürü yakın zamanda : polislerin sizin üstünüzü aramaları nasıl en doğal haklarıysa sizin de polislere kimlik sormak en doğal hakkınız diye bir açıklama yapmıştı) tabi ben bu polislere kimliklerini sorduğumda işler iyicene sarpa sardı. "Sokak serserisi bir polise nasıl kimlik sorar ?" gibi algıladılar büyük ihtimalle. Beni ekip otosuna bindirdiler. Bin arabaya ! Arabaya bin ! De gösterelim sana kimliği. Kimle uğraştığını zannediyorsun nesin sen ? Diye arabaya bindirdiler ben arabaya binerken kendi aralarında sessiz konuşmalara tanık oldum "Şşş olm çakiim mi şunun suratına bi tane görsün kimliği?" çok rezalet bir durum. İçerde amirleriyle konuştum kendisinin bana dediği şey şu "hadi üstümüzdeki kıyafete inanmıyorsun, ekip otosu var altımızda resmi ona da mı inanmıyorsun?" bende dedim ki "daha geçen gün polis kıyafetleri ve ekip otosuyla bardan kız kaçırıp tecavüz ettikleri yer Türkiye değilmiydi yanlışmı hatırlıyorum? Sizden kimlik göstermenizi rica ettim ve şuan olayı hangi noktaya getiriyorsunuz dedim. "İn arabadan in de seni bi arayalım aklın başına gelsin dediler. ,
Arabadan indirildim şirketimin tam dibinde aynı filmlerde suçlulara yaptıkları gibi ellerim polis otosuna dayatıldı ve didik didik arandım. Hatta o kadar didiklendim ki bi ara beni arayan polisin gay olduğundan bile şüphelenmedim değil yani o kadar diyeyim size. Üstümü araması bittikten sonra laptop çantamı aldılar. Bana madde kullanıyormusun dediler. Hayır dedim.. Emin misin ? Son Kararın mı ? Bak aramaya başlıyoruz ona göre ? gibi anlamsız sorular alıyorum. Arayın dedim ya.. kullanmıyorum son kararım. Birde laptopım ve çantası didiklendi tabi o sırada ben hala ellerim ekip otosuna dayatılmış beklemekteyim. Aramaları bitti ve sonra bir de nasihat veriyorlar. Akıllı olun bundan sonra..
Ulan ne yaptık ? Şirketimin önünde durup sigara içip muhabbet etmeyecekmiyim ? Polise kimlik sormayacakmıyım ? Aklıma tüküreyim ki o polisin otosunun plakasını almak aklıma bile gelmedi. Hani o an ellerimden kurtulduğuma şükredercesine arkama bakmadan yürüdüm gittim arabama bindim. Ama kozyatağındaki gezici ekipler amirliğinden o gün orda devriye atan polisleri tespit ettirip bir şikayet dilekçesi vermeyi de düşünmüyor değilim. Çevremdekiler yapma , anandan emdiğin süt burnundan gelir diyor. Bilemiyorum..
Ne yapmak lazım sizce ? Nedir bu yeni atanmış mecare arayan polislerden çektiğimiz ?